IDO (Initial DEX Offering) nedir?

IDO, bir kripto projesinin tokenlarını merkeziyetsiz bir borsa (DEX) üzerindeki likidite havuzu aracılığıyla ilk kez halka sunduğu fon toplama yöntemidir. ICO ve IEO’ya kıyasla daha hızlı listeleme ve anında likidite sunar. Katılım için Web3 cüzdanı ve launchpad kaydı gerekir. Ancak rug pull ve yüksek volatilite gibi ciddi riskler barındırabilir.

IDO kavramı, 2019 yılında hayata geçmiştir. Merkeziyetsiz yapay zeka ağı projesi Raven Protocol, 17 Haziran 2019’da ilk IDO’yu gerçekleştirip 500.000 dolarlık üst limite ulaştıktan sonra satışı kapatmıştır. Kısa süre sonra UMA ve Curve gibi bugün DeFi ekosisteminde köklü isimler haline gelen projeler de aynı yolu izlemiştir.

2020 sonu ile 2021 başında DeFi’ın popülerleşmesiyle birlikte IDO’lar kripto dünyasında baskın fon toplama yöntemi konumuna gelmiştir. Copenhagen Business School’da yayımlanan bir akademik çalışma, IDO’ların tüm token arzlarının %85’inden fazlasını oluşturduğunu ortaya koymuştur.

IDO nasıl çalışır?

IDO’nun özünde akıllı sözleşme ve likidite havuzu teknolojisi yatar. Proje, bir DEX veya launchpad üzerinde token satışı düzenler; toplanan fonların bir kısmı yeni token ile birlikte likidite havuzuna eklenir. Satış tamamlandığı an token işlem görmeye başlar ve yatırımcılar aldıkları token’ları hemen alım satıma açabilir.

Süreç genel olarak şu adımlarla ilerler: 

  1. Proje, launchpad ile iş birliği yaparak token fiyatını, toplam arzı ve satış takvimini belirler.
  2. Yatırımcılar whitelist kaydı ve KYC (Know your customer) sürecini tamamlar. 
  3. Belirlenen gün ve saatte token satışı gerçekleşir. Yatırımcılar aldıkları tokenları vesting takvimine göre teslim alır.

Vesting, token’ların belirli bir süreye yayılarak yatırımcılara aktarılmasıdır. Bu mekanizma, erken satışların fiyat üzerindeki baskısını sınırlamak için kullanılır. Örneğin 12 aylık bir vesting takviminde token’lar aylık eşit dilimlerle hesabınıza geçer.

IDO, ICO ve IEO arasındaki fark nedir?

Bu üç yöntem de kripto projelerinin fon toplamasını sağlar. Ancak yapıları birbirinden önemli ölçüde ayrışır. Örneğin ICO projenin kendi sitesinde yapılırken IEO merkezi borsada, IDO ise DEX veya launchpad üzerinden yapılır. Listeleme hızına bakıldığında ICO’ların aldığı süre genelde belirsizdir, IEO’nunkini borsa belirler ve IDO’da satış biter bitmez listelenir.  

ICO, projenin tüm fon toplama sürecini kendi bünyesinde yürüttüğü modeldir. Ekip bir whitepaper yayımlar, token fiyatını ve toplam arzı belirler, ardından genellikle kendi web sitesi üzerinden yatırımcılara doğrudan satış yapar. Token satış bittikten sonra ekip, bir borsayla ayrıca anlaşarak listelenmeyi sağlamak zorundadır.

IEO’da ise sürecin koordinasyonu bir merkezi kripto para borsasına devredilir. Proje, borsanın launchpad altyapısını kullanarak token satışını gerçekleştirir. Borsa hem teknik altyapıyı sağlar hem de satışı kendi kullanıcı tabanına duyurur. Yatırımcılar işlemi borsanın arayüzü üzerinden tamamlar, KYC ve kimlik doğrulama borsa tarafından yürütülür. Satış tamamlandığında token, anlaşma gereği aynı borsada otomatik olarak listelenir.

IDO’da koordinasyon görevi launchpad platformlarına geçer ve işlemler bir DEX üzerinde gerçekleşir. Proje ekibi launchpad ile iş birliği yaparak token fiyatını, tier sistemini ve whitelist kurallarını belirler. Yatırımcılar Web3 cüzdanlarını bağlayarak katılır; whitelist ve KYC süreçleri launchpad tarafından yönetilir. Satış sonrasında proje, toplanan fonların bir bölümünü yeni token ile birlikte DEX’teki likidite havuzuna ekler ve token anında işlem görmeye başlar. 

IDO launchpad seçerken nelere dikkat edilir?

Doğru launchpad seçimi, IDO deneyiminin güvenli ve verimli geçmesi için belirleyicidir. Geçmiş IDO performansı en önemli göstergedir. Ayrıca platformun daha önce desteklediği projelerin ortalama yatırım getirisi (ROI) bilgilerine ve eleme sürecine de dikkat edilir.

Tier sistemi ve giriş koşulları da değerlendirmeye alınmalıdır. Bazı platformlarda birkaç yüz dolarlık stake ile en alt kademeye girebilirsiniz. Garanti alım hakkı sunan üst kademeler ise on binlerce dolarlık yatırım gerektirebilir. Bunların yanı sıra platformun KYC uygulaması, akıllı sözleşme denetim geçmişi ve topluluk büyüklüğü de seçim sürecinde göz önünde bulundurulması gereken kriterler arasındadır.

Paribu

Türkiye’nin alanında öncü teknoloji şirketi ve lider kripto para işlem platformu.

 

MOBİL UYGULAMAMIZI İNDİRİN