

DCA (Dollar-cost averaging), dolar maliyet ortalaması anlamına gelir. Piyasa fiyatına bakmaksızın düzenli aralıklarla sabit miktarda kripto para ya da başka bir varlık almayı ifade eder. Fiyat düştüğünde otomatik olarak daha fazla birim alındığı için ortalama maliyet dengelenir. Kripto piyasasının volatilitesi nedeniyle oldukça popüler bir strateji olarak bilinir.
DCA’da amaç piyasanın zirvesinde ya da dibinde hareket etmek değildir. Zaman içinde ortalama bir giriş maliyeti oluşturmaktır. Örneğin her ay 1.000 TL değerinde Bitcoin alan bir yatırımcı DCA uyguluyor demektir. Fiyat o ay 2 milyon TL ise çok az Bitcoin almış olur, 1 milyon ise birim olarak iki kat fazlasını almış olur. Düzenli alım süreci otomatik olarak bu dengeyi kurar.
Bu yaklaşım ilk kez 1940’lı yıllarda formüle edilmiştir. Davranışsal finans alanında yayınlanan bir araştırma, DCA’nın matematiksel olarak optimal olmadığı durumlar olsa da yatırımcı psikolojisinde pozitif anlamda oldukça etkili olduğunu ortaya koyar.
DCA kriptoda neden popüler?
Kripto para piyasasının volatilitesi geleneksel borsalara göre yüksektir. Bu yüzden DCA bu piyasada özellikle ortaya çıkar. Bir diğer detay ise kripto piyasasının 7/24 açık olmasıdır. Bu sebeple haberler, sosyal medyadaki konuşmalar ve büyük yatırımcıların hareketleri gece yarısı dahil fiyatları sert şekilde etkileyebilir. Bu ortamda doğru zamanı yakalamak profesyonel yatırımcı için bile zor olabilir.
Davranışsal finans alanındaki araştırmalar kripto yatırımcılarının geleneksel borsalardaki yatırımcılara göre daha yoğun FOMO yaşadığını göstermiştir. Böylece DCA gibi stratejilerin benzer duyguları regüle etmek için kullanıldığı sıklıkla görülür.
DCA nasıl çalışır?
DCA’nın çalışma mantığını anlamak için somut bir örnek vermek gerekir. X ve Y kişisinin her ikisinin de 12.000 TL birikimi olduğu senaryoda her ikisi de Bitcoin almak istiyor olsun. X kişisi DCA uygulayarak her ay 1.000 TL değerinde 12 ay boyunca Bitcoin alımı yapsın. Y kişisi ise 12.000 TL’nin tamamına ilk ay tek seferde alım yapsın.
X kişisinin senaryosunda fiyatın düşmesi durumunda otomatik olarak daha fazla birim alınmış olur. Ancak bu aynı zamanda fiyatın çok yükselmesi durumunda da daha az birim alınmasına sebep olabilir. Bu sebeple DCA genellikle volatiliteden korunmak amacıyla kullanılabilir.
DCA’nın avantajları
DCA aslında bir birikim alışkanlığı olarak yorumlanabilir. Özellikle yüksek volatiliteye sahip piyasalarda bazı konularda öne çıkar:
- Psikolojik rahatlık: Her alımda yaşanan endişe, aylara yayılarak ve fiyatta belirli bir ortalama yakalamaya çalışılarak düşürülebilir.
- Düşük ortalama maliyet: Fiyatlar düştüğünde daha fazla birim alındığı için uzun vadede ortalama giriş maliyeti, tek seferlik alıma göre daha düşük kalabilir.
- Panik satışlarını azaltır: Fidelity’nin araştırmasına göre toplu alım yapan yatırımcıların düşüş dönemlerinde panik satışı yapma olasılığı DCA uygulayanlara göre %37 daha azdır.
- Yeni başlayanlar için erişilebilir: Sabit ve düzenli alım dışında bir kripto grafik okuma yapılmadığı için yeni başlayanların kolay bulduğu bir yöntem olabilir.
DCA’nın dezavantajları
DCA her koşulda en iyi strateji olmayabilir. Güçlü yükseliş dönemlerinde toplu alım yapmak DCA’dan daha iyi sonuçlar doğurabilir. Ancak yatırımcı toplu alımını piyasanın tam zirvesine denk getirirse tam tersi sonuç da gözlemlenebilir. Diğer bazı noktalar şu şekilde özetlenebilir:
- İşlem ücreti birikimi: Her alımda ücret ödendiği için küçük miktarlarda çok sık alım yapılması toplam maliyeti arttırabilir.
- Sabır gerektirir: Uzun süren ayı piyasalarında pozisyon sürekli büyürken fiyat düşmeye devam edebilir. Bu da psikolojik olarak zorlayıcı olabilir.
