Bitcoin alım satım işlemi gelir vergisine tabi midir? | Av. Elçin Karatay

Kripto paralara dayalı işlemlerde herhangi bir vergi tahakkuk ettirilip ettirilmemesi meselesi farklı vergi türleri açısından söz konusu kripto paranın hukuki niteliği göz önünde bulundurularak değerlendirilmelidir.

Avukat Elçin Karatay

Bütün kripto paralar için –söz konusu kripto paraların hukuki nitelikleri göz ardı edilerek– vergi türlerinin tamamını kapsayarak, vergiye tabidir yahut vergiye tabi değildir şeklinde bir önerme yapmak mümkün değildir. Zira vergi sistemimiz zaman zaman vergiyi doğuran faaliyetin niteliğine göre, bazı zamanlarda ise teslime konu varlığın ihtiva ettiği özelliklere göre kurallar öngörmektedir.

Alım satım faaliyeti açısından vergi sistemimizin temas ettiği kanunlar sırasıyla şunlardır:

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu (GVK)
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (KVK)
  • 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu (KDVK)

Bu yazımızın kapsamı, Bitcoin[1] özelinde gerçek kişiler tarafından sürdürülen alım satım faaliyetine ilişkin GVK kapsamında yapılacak değerlendirmeler ile sınırlandırılmıştır.

Gelir Vergisi Kanunu kapsamında Bitcoin alım satımı

GVK kapsamı itibariyle gerçek kişilerin elde ettikleri gelir olarak değerlendirilen kazanç ve iratlara ilişkin ödenmesi gereken gelir vergisini düzenlemektedir. GVK’nin 2’nci maddesi uyarınca, gelir olarak değerlendirilebilecek kazanç ve iratlar şunlardır:

  • Ticari kazançlar
  • Ziraî kazançlar
  • Ücretler
  • Serbest meslek kazançları
  • Gayrimenkul sermaye iratları
  • Menkul sermaye iratları
  • Diğer kazanç ve iratlar

Bu bağlamda, gerçek bir kişinin sürdürdüğü Bitcoin alım satım faaliyetlerinin gelir vergisine tabi tutulabilmesi için elde ettiği kazancın yukarıda yer alan kazanç ve irat türleri kapsamına girmesi gerekmektedir. Dolayısıyla Bitcoin alım satımına ilişkin gerçek kişilerin sürdürdüğü faaliyetlerin gelir vergisine tabi olup olmadığına ilişkin mesele de bu bağlamda değerlendirilmelidir.

Konu vergi uzmanlarıyla da görüşülmeli

GVK kapsamında yukarıda yazan kazanç ve iratlar özelinde yer alan ayrıntılı düzenlemelerden ticari kazancın tarifine ilişkin düzenlemeler içiren GVK’nin 37’nci maddesi kapsamında her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazanç olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla ticari bir faaliyet neticesinde elde edilen her türlü kazanç gelir vergisine tabi tutulacaktır. Bu kapsamda, ticari faaliyetin ne olduğu saptanmalıdır. Ticari faaliyetin tanımı GVK kapsamında yer almamakla birlikte yerleşik uygulama 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile paralel olarak süreklilik arz eden gelir elde etme amacına yönelmiş ve bağımsız olarak sürdürülen her türlü faaliyetin ticari olarak addedilmesi yönündedir. Bu bağlamda, bizim görüşümüz, bir gerçek kişinin sürekli olarak ve gelir elde etmek amacıyla sürdürdüğü Bitcoin alım satım faaliyeti GVK’nin 37’nci maddesi uyarınca gelir vergisine tabi tutulabileceği yönündedir.

Öte yandan, süreklilik arz etmeksizin sürdürülen Bitcoin alım satım[2] faaliyetlerinin vergilendirilmesi meselesi ise GVK’nin 2’nci maddesinde sayılan diğer kazanç ve iratlar kapsamında değerlendirilmelidir. Bu bağlamda, GVK’nin 82’nci maddesi yollamasıyla Seri No. 310 Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin 3’üncü maddesi uyarınca, Bitcoin alım satım faaliyetleri neticesinde elde edilen kazancın 40.000 TL’yi aşması halinde arızi kazanç olarak vergilendirilmesi gündeme gelebilecektir.

Sonuç olarak, Türkiye kripto para ekosistemine hâkim olan ve genel geçer bir varsayımla kripto paralara ilişkin her türlü işlemin –işlemi gerçekleştiren kişinin ve işlemin niteliği göz ardı edilerek– vergiye tabi olmadığı yönündeki yerleşik algının isabetli olmadığı kanaatini taşıdığımızı belirtmek isteriz. Bu itibarla önümüzdeki günlerde gelir vergisi açıdan herhangi bir kötü sürprizle karşılaşmamak için meseleyi vergi uzmanlarınızla da görüşmenizi tavsiye ediyoruz.

[1]     Bu değerlendirmede Bitcoin’in bir sermaye piyasası aracı yahut para olarak değerlendirilmediği varsayımıyla hareket edilmiştir.
[2]    Bu noktada, İdare’nin bir işlemin aynı takvim yılı içerisinde birden çok kez yapılması ya da birbirini takip eden yıllarda birer kez yapılması halinde söz konusu işlemin süreklilik arz edeceği yönünde yerleşik bir eğilimi bulunmaktadır.

 

MOBİL UYGULAMAMIZI İNDİRİN